Toplumda yalnızca bir yürüme desteği olarak görülen baston, Tülay Alay’ın (48) ellerinde sabrın, estetiğin ve köklü bir geçmişin simgesine dönüştü. Çocuk yaşta babasının atölyesinde ağaç kokusuyla tanışan Alay, 11 yaşında başladığı baston ustalığını bugün ilk günkü heyecanla sürdürüyor.
Beş kardeş ata mesleğini omuzluyor
Baston yapım geleneğini üç kuşaktır gururla yaşatan ailede, beş kardeş de bu kadim zanaatı icra ediyor. Aile atölyesinde başlayan üretim yolculuğunda Alay’ın imzasını taşıyan bastonlarda özellikle dayanıklılığıyla bilinen kızılcık ağacı tercih ediliyor. Ham ağacın fırınlanmasından işlenmesine, yontulmasından boyanmasına kadar her aşama büyük bir el becerisi ve sabır gerektiriyor.
Her bastonun arkasında uzun emek var
Usta ellerden çıkan bastonlar sadece işlevsel birer araç değil; sedef kakma, özel oyma ve süsleme teknikleriyle kişiye özel hazırlanan birer sanat eseri aynı zamanda. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Geleneksel El Sanatları Sanatçısı - Baston Yapım Ustası" ve "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanlarına layık görülen Tülay Alay, zanaatını başarıyla temsil ediyor.
Bilgilerini öğrencilerine aktarıyor
Ege Bölgesi’nin nadir kadın baston ustalarından biri olan Alay, ustalığını sadece kendi atölyesiyle sınırlandırmıyor. 12 yıldır Halk Eğitim Merkezi bünyesinde usta öğretici olarak görev yapan usta, geleneksel baston yapımının inceliklerini öğrencilerine aktararak bu tarihi mirasın yok olmasının da önüne geçiyor.