Yukarıdan bakıldığında devasa bir kalbi andıran büyüleyici Narlıgöl, bugünlerde doğa harikası görüntüsünün ardında yalan sarsıcı bir iddia ile çalkalanıyor! Bölge halkı arasında nesillerdir kulaktan kulağa aktarılan ve duyanların tüylerini ürperten "Kayıp Köy" efsanesi, gölün mistik atmosferiyle birleşerek yeniden gündeme oturdu. İşte zenginlik, kibir, ilahi adalet ve taşa dönüşen bir annenin hikayesiyle Narlıgöl’ün kan donduran o sırrı!

Kibir kuleleri yerle bir oldu: Bir gecede gelen felaket


Efsaneye göre yüzyıllar önce, bugün şifalı termal suların kaynadığı o derin krater çukurunun yerinde, akılalmaz bir zenginlik içinde yaşayan mağrur bir köy bulunuyordu. Bağlarından bereket, kasalarından altın taşan köylüler, zamanla merhametlerini kaybederek kapılarına gelen fakirleri köpeklerle kovalayacak kadar acımasızlaştı.


Ancak bir gün, köy halkını sınamak için dilenci kılığında gelen o gizemli yabancı her şeyi değiştirdi. Tüm köy kapılarını bu yaşlı adama kapatırken, köyün en ucundaki döküntü kulübesinde yaşayan, fukara ve yeni doğum yapmış o lohusa kadın evindeki son unla yabancıya ekmek pişirdi.
O ekmek, köyün son yemeği oldu! Gizemli ihtiyarın "Bebeğini al, arkana bakmadan dağa kaç!" uyarısıyla başlayan dehşet gecesinde, yeryüzü adeta yarıldı! Kulakları sağır eden volkanik patlamalarla koca köy tek bir gecede yerin dibine battı ve sulara gömüldü.


Dehşetin kanıtı “Gelin Kayası” halen orada!


Hikayenin en çarpıcı ve kan donduran kısmı ise gölün hemen tepesindeki kayalıklarda gizli. Kaçarken merakına yenik düşüp arkasındaki kıyamete dönüp bakan o çaresiz anne, kuralı çiğnediği için kucağındaki bebeğiyle birlikte anında taş kesildi!
Bugün Narlıgöl’e giden turistlerin ve yerel halkın hayretler içinde izlediği, uzaktan bakıldığında kucağında bebeğiyle donmuş bir kadını andıran "Gelin Kayası", bu sarsıcı felaketin zamana direnen bir anıtı gibi yükselmeye devam ediyor.


Kalp şeklindeki göl ve bitmeyen ateş


Bugün bilim insanlarının volkanik bir krater gölü olarak tanımladığı Narlıgöl, yukardan bakıldığında kusursuz bir kalp şekline sahip. Yöre halkı bu şeklin, köyü felaketten kurtarmaya çalışan o merhametli annenin temiz kalbini simgelediğine inanıyor. Gölün altından kaynayan ve bölgedeki termal otelleri besleyen şifalı sıcak sular ise, efsaneye inananlar tarafından o gece yaşanan büyük felaketin yeraltında hâlâ sönmeyen ateşi olarak yorumlanıyor.
Narlıgöl, gizemli manzarası, sularının altında yattığına inanılan kayıp tarihi ve insanlığa büyük bir ders veren "Gelin Kayası" ile keşfedilmeyi bekleyen dev bir sır olarak ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor.

Muhabir: İrfan YÜCEL