Geniş bahçeli evlerden, yan yana dizilmiş dairelere geçiş yaparken, eski alışkanlıklarımızı da beraberimizde getiriyoruz. Ancak kendi özel alanımızda çok normal karşılanan davranışlar, başkalarıyla paylaştığımız dar alanlarda hiç beklenmedik krizlere yol açabiliyor. Birbirimizin sınırlarına gösterdiğimiz özen azaldıkça, basit bir nezaketsizlik adliye salonlarında çözülmeyi bekleyen çetrefilli bir dosyaya dönüşebiliyor.

Aksaray’daki binalarda ayakkabıların kapı önünde çıkarılması, çocuk arabalarının koridorlara bırakılması sıkça rastlanan manzaralardır. Ne var ki Ankara'da cereyan eden ve ulusal gündeme oturan bir olay, bu alışkanlığın ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne serdi. Koridorun ortasına kadar taşan ayakkabı ve terlik yığınlarının etrafından dolanmaya çalışan bir apartman sakini, dengesini sağlayamayarak feci şekilde yere yığıldı. Düşmenin etkisiyle kolu kırılan mağdur kadın, yaşadığı acı yetmezmiş gibi komşusunun bu sorumsuzluğuna karşı hukuki yollara başvurma kararı aldı.

70’ten fazla şirket Aksaray’da bu fuarda buluşacak!
70’ten fazla şirket Aksaray’da bu fuarda buluşacak!
İçeriği Görüntüle

Kapı Önü Ortak Yaşamın Parçası

Aksaraylı pek çok vatandaşın kafasında "Dairemin kapısının önüne kim karışabilir?" düşüncesi olsa da, işin yasal boyutu hiç de öyle demiyor. Avukat Mustafa Zafer'in konuyu değerlendirirken altını çizdiği noktalar son derece mühim. Zafer'e göre, evinizin kapısından dışarıya attığınız ilk adımın bulunduğu alan tamamen ortak kullanım alanı statüsünde. Yani apartmandaki diğer insanların geçişini zorlaştıracak şekilde oraya ayakkabılık, bisiklet veya eşya yığmak, yasalara göre düpedüz başkasının alanını işgal etmek anlamına geliyor.

Masum Görünen Kazalar

Gündelik telaş içinde evden çıkarken veya elleriniz paketlerle doluyken, bir anda komşunuzun kapı önünde bıraktığı o botlara takılmak an meselesi. Özellikle yaş almış büyüklerimiz veya çocuklar için bu tür engeller çok daha riskli durumlar yaratıyor. Hukuki açıdan bakıldığında, koridorları daraltarak insanların güvenli yürümesine engel olan her eşya, o eşyayı oraya koyan kişiyi potansiyel bir suçlu haline getiriyor. Kendi evinizin temiz kalması için dışarıda bıraktığınız her nesne, aslında başkasının sağlığı için atılmış birer tehlike adımı.

Tazminatlar Belinizi Bükebilir

Yaşanan talihsiz kaza, eğer mağdur kişi tarafından hastane raporları ve fotoğraflarla kayıt altına alınırsa, eşya sahibi için kurtuluşu zor bir süreç başlıyor. Olayın belgelenmesi halinde, kazaya sebep olan kat malikine karşı çok ağır tazminat davaları açılabiliyor. Ameliyat ücretleri, fizik tedavi masrafları, kişinin işe gidemediği günlerin bedeli derken ortaya çıkan fatura dudak uçuklatacak seviyelere ulaşabiliyor. Sonuç olarak, basit bir eşyayı kapı önüne bırakma kolaycılığı, yıllarca çalışıp didinerek biriktirdiğiniz tüm paranızı bir tazminat davasında kaybetmenize sebep olabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi