Yaklaşan yeni yıl öncesinde çalışanların ve emeklilerin gözü maaşlarına yansıyacak artış oranlarına çevrildi. Kesinleşen üç aylık enflasyon verisine Merkez Bankası'nın yıl sonu beklentileri eklenince, ortaya çıkacak muhtemel tablolar netleşmeye başladı. Sözcü TV ekranlarında izleyiciyle buluşan "İyi Ki Hafta Sonu" yayınına katılan Sosyal Güvenlik Müşaviri Emin Yılmaz, stüdyodaki tahta üzerinde kuruşu kuruşuna bir hesaplama gerçekleştirdi.

TAHMİNİ YENİ MAAŞ TABLOSU VE MEMUR ZAMMI

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından duyurulan temmuz, ağustos ve eylül aylarındaki enflasyon verileri sırasıyla %1,78, %1,84 ve %1,84 oranında tescillendi. Piyasaların nabzını tutan Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarındaki ekim (%2,11), kasım (%1,18) ve aralık (%0,97) beklentileri hesaba katıldığında, yılın ikinci yarısı için %10,08 seviyesinde bir kümülatif fark oluşması öngörülüyor. Sosyal güvenlik uzmanının enflasyon farkı ve toplu sözleşme kazanımlarını birleştirerek ulaştığı sonuçlara göre; 31.526 TL alan memur emeklisinin eline yeni yılda 34.054 TL geçecek. Halihazırda 66.187 TL kazanan bekâr bir memurun geliri 71.495 TL'ye, 70.257 TL alan evli bir memurun geliri ise 75.891 TL bandına yükselecek.

EMEKLİ AYLIKLARINDA SEYYANEN ARTIŞ VE REFAH PAYI İHTİMALİ

En düşük emekli maaşı cephesinde ise birden fazla alternatif tartışılıyor. Yalnızca %10,08 oranındaki enflasyon farkı yansıtılırsa 23.552 TL olan taban aylık, 2.374 TL'lik artışla 25.926 TL'ye çıkacak. Ancak hükûmetin 5.000 TL tutarında maktu bir seyyanen zam yapma seçeneği de kulislerde konuşuluyor. Oransal bir refah payı eklenmesi durumunda ise farklı eşikler ortaya çıkıyor. %10 enflasyona %5 ekleme yapılarak zam oranının %15'e çekilmesi aylıkları 27.084 TL'ye taşıyacak. Toplam artışın %20 olması halinde 28.262 TL, %25 olması halinde 29.440 TL, %30'a ulaşması durumunda ise 30.617 TL'lik rakamlar görülecek.

Uzman isim yayında ayrıca prim gün sayısına göre kademelendirme (3.600 güne karşılık 9.000 gün) ve çalışmaya devam eden emeklilerden kesilen destek primlerine (SGDP) yönelik farklı uygulamaların da gündemde olduğunu belirtti. Hazinenin dar gelirliyi desteklemek için planladığı "Vatandaşlık Maaşı" modeli de dikkat çeken bir diğer formül oldu. Bu sistemde 23.552 TL kazanan bir hane ile 28.075 TL'lik sınır arasındaki 4.523 TL'lik açığın, devlet tarafından kira veya fatura yardımı şeklinde kapatılması hedefleniyor.

ASGARİ ÜCRET HESAPLAMASI VE TÜRK-İŞ'İN KIRMIZI ÇİZGİSİ

Milyonlarca işçinin kaderini belirleyecek asgari ücrette ise masaya gelecek en gerçekçi zam aralığının %25 ile %30 arasında olduğu tahmin ediliyor. Emin Yılmaz'ın hesabına göre artışın %25 seviyesinde kalması, net asgari ücreti 35.084 TL'ye, brüt tutarı ise 41.287 TL'ye çıkaracak. Bu senaryoda teşviksiz bir işverenin kasasından çıkacak personel maliyeti 51.093 TL'yi bulurken; imalat sektöründe bu rakam 49.028 TL, hizmet sektöründe 50.267 TL olarak şekillenecek. Yüzde 30'luk bir zammın kabul edilmesi halindeyse işçinin eline net 36.458 TL (brüt 42.939 TL) geçecek. Böyle bir tabloda prim borcu bulunan şirketler için maliyet 53.137 TL'ye fırlarken, imalatçı için 50.990 TL, hizmet verenler için 52.278 TL düzeyinde kalacak.

Olası diğer zam ihtimalleri ise %21 için 33.971 TL, %35 için 37.901 TL ve %40 için 39.305 TL olarak sıralandı. Yaklaşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantıları öncesinde, 15 kişilik masada işçi tarafını temsil edecek olan Türk-İş'in açıkladığı 38.024 TL'lik açlık sınırının pazarlıklarda belirleyici bir eşik vazifesi göreceği vurgulanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi