İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cafer Mahiroğlu hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında sabah saatlerinde operasyon yaptı. Soruşturmada rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları yer alıyor. Operasyonda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, 11 kişi gözaltına alındı.
Belediye ihaleleri iddiası
Başsavcılığın açıklamasındaki iddialara göre Mahiroğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin kurulmasını sağladı. Ardından şirketin yönetimini belirlediği kişilere devretti.
İhale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödendiği iddia edildi. Şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde ödeme yapıldığı, elde edilen gelirlerin Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlere aktarıldığı ileri sürüldü.
MASAK verileri: 30 milyar liralık işlem hacmi
MASAK incelemesine göre Mahiroğlu’nun ortak veya yönetici olarak bağlantısı bulunan şirketlerin toplam işlem hacmi 30 milyar 352 milyon 37 bin lira.
Şüphelinin şahsi banka hesaplarında yapılan incelemelerde, 459 ayrı işlemde toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin lira para girişi, 564 ayrı işlemde ise toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin lira para çıkışı gerçekleştiği kaydedildi.
Mahiroğlu’nun şahsi hesaplarında 459 ayrı işlemde toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin lira giriş, 564 ayrı işlemde 1 milyar 118 milyon 591 bin lira çıkış yapıldığı kaydedildi. Yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına yapılan para transferleri de inceleniyor. Dosyada yüksek tutarlı uluslararası SWIFT transferlerinin bulunduğu, malvarlığı edinimleriyle beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluk tespit edildiği belirtildi. İddialara ilişkin yargı sürecinin sonucu henüz belli değil.
17 kişi hakkında gözaltı kararı
Başsavcılığa göre şüphelilerden 4'ü yurt dışında, biri cezaevinde. İki şüphelinin yakalanması için çalışma sürüyor.
Gözaltına alınan isimlerin Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı ve Süleyman Özen olduğu aktarıldı.
Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan, Mehmet Necati Yağcı, Sevim Kul ve Fatih Yadoğlu'nun arandığı, Doruk Bulut'un ise cezaevinde bulunduğu bildirildi.
Cafer Mahiroğlu'ndan dikkat çeken paylaşım

Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, operasyonun duyulmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de” ifadelerini kullandı.
Deniz Bayramoğlu: Kayyum heyeti yönetimi devraldı
Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Saat 05.15'te Halk TV'ye kayyum atandı. Mali Şube, KOM ve TEM ekipleri kanalda arama yapıyor. Kayyum heyeti yönetimi devraldı” ifadelerini kullandı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'den tepki

Halk TV'ye kayyum atanmasına YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de tepki göstererek, “Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyum atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken... Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken... Tam da Türkiye'nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar. Belediyelere kayyum atayıp millet iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV'ye kayyum atadılar. Çünkü aciz ve korkaklar! Halk TV'nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyumla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler. Türkiye, bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler yenilecek.” dedi.
Mansur Yavaş: Halkın haber alma hakkına müdahale

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Halk TV'ye kayyum atanmasına tepki gösterdi ve “2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada. Bu tablo, ülkemizde basın özgürlüğünün geldiği noktayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Oysa Anayasamızın 28. maddesi son derece açıktır: ‘Basın hürdür, sansür edilemez.’ Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır. En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir!” açıklamasını yaptı.
Soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamalar ve finansal işlemlere ilişkin iddialar yargı sürecinde değerlendirilecek. Şüphelilerin hukuki durumları, soruşturma ve yargılama sürecinin ilerleyen aşamalarında netlik kazanacak.



