Dünya genelinde ölüm ve kalıcı yeti kaybının önde gelen nedenleri arasında yer alan inme, her yıl milyonlarca insanın hayatını etkiliyor. Beyne giden kan akımının aniden kesilmesi veya azalmasıyla ortaya çıkan inmede, erken müdahale hem yaşam şansını artırıyor hem de kalıcı hasar riskini azaltıyor.

29 Ekim Dünya İnme Günü kapsamında bu yıl verilen “Her Dakika Değerli” mesajı, inme belirtilerinin erken tanınmasının ve vakit kaybetmeden sağlık ekiplerine ulaşılmasının önemini bir kez daha gündeme taşıyor.

İnmede zaman kaybı beyin hücrelerini tehdit ediyor

İnme sırasında beyin dokusu yeterli kan ve oksijeni alamadığı için hücreler zarar görmeye başlıyor. Bu süreçte kaybedilen her dakika, kişinin hareket kabiliyetini, konuşmasını ve günlük yaşamını bağımsız sürdürebilme becerisini etkileyebiliyor. Bu nedenle inme şüphesinde belirtilerin kendiliğinden geçmesini beklemek yerine derhal acil sağlık yardımı istenmesi gerekiyor.

Dünya İnme Örgütü’nün 2026 kampanyasında öne çıkan “Her Dakika Değerli” mesajı da hızlı müdahalenin yalnızca yaşam kurtarmakla sınırlı olmadığını, kişinin iyileşme sürecini ve yaşam kalitesini de etkilediğini vurguluyor.

Yüzde kayma ve konuşma bozukluğuna dikkat!

İnmenin en önemli özelliklerinden biri, belirtilerin çoğunlukla aniden ortaya çıkması. Yüzün bir tarafında kayma veya güçsüzlük, kollardan birinde aniden gelişen güç kaybı ve konuşmanın bozulması, inmenin başlıca uyarı işaretleri arasında bulunuyor.

Kişinin konuşmakta zorlanması, söylenenleri anlamakta güçlük çekmesi ya da kolunu hareket ettirememesi de inme şüphesini artırıyor. Bu belirtilerden yalnızca birinin görülmesi bile acil müdahale için yeterli bir uyarı kabul ediliyor. Belirtilerin kısa sürede düzelmesi durumunda dahi tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli.

İnme şüphesinde ilk adım 112’yi aramak

İnme geçiren bir kişinin yanında ilk bulunan kişi her zaman bir sağlık çalışanı olmayabilir. Bir aile üyesi, arkadaş, komşu veya iş arkadaşı, belirtileri doğru tanıyarak hayat kurtaran müdahalenin başlamasını sağlayabilir.

İnme şüphesinde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı ve belirtilerin ne zaman başladığı ya da kişinin en son ne zaman normal görüldüğü sağlık ekiplerine bildirilmelidir. Kişinin kendi imkânlarıyla hastaneye gitmeye çalışması yerine ambulansla sağlık hizmetine ulaşması tercih edilmelidir.

Erken tedavi ve rehabilitasyon iyileşme şansını artırıyor

İnme tedavisinde hastanın mümkün olan en kısa sürede değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Uygun hastalarda damar yoluyla pıhtı eritici tedavi ve mekanik trombektomi adı verilen pıhtı çıkarma işlemi uygulanabiliyor. Bu yöntemler, doğru hastada ve uygun zamanda gerçekleştirildiğinde beyin hasarının azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.
Tedavi sonrasında ise rehabilitasyon süreci öne çıkıyor.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, konuşma terapisi ve günlük yaşam becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmalar, hastaların hareket kabiliyetlerini ve bağımsızlıklarını yeniden kazanmalarına yardımcı olabiliyor.

İnmeden korunmak için sağlıklı yaşam önemli

İnme riskini azaltmak için tansiyonun kontrol altında tutulması, sigara ve diğer tütün ürünlerinden uzak durulması, dengeli beslenilmesi ve düzenli fiziksel aktivite yapılması öneriliyor. Sağlıklı vücut ağırlığının korunması ile diyabet ve kolesterol gibi risk faktörlerinin takip edilmesi de korunmada önemli rol oynuyor.

29 Ekim Dünya İnme Günü dolayısıyla vatandaşlara inme belirtilerini öğrenmeleri, şüpheli durumlarda 112’yi aramaları ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulunuluyor. Sağlıklı Hayat Merkezlerinden danışmanlık alınması ve aile hekimleri aracılığıyla gerekli tarama ve takiplerin yaptırılması da inme riskinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.

Muhabir: Seda OLGUN