Açıklamada, ağaçlandırma çalışmalarının ezbere değil; toprağın yapısı, iklim koşulları, rakım ve bilimsel esaslara göre yürütüldüğü vurgulandı. Çam türlerinin (kızılçam, karaçam, sarıçam) Türkiye coğrafyasının doğal karakterini oluşturduğu ve ormanlarımızın büyük bölümünde doğal olarak yetiştiği belirtildi. Özellikle kızılçamın kuraklığa dayanıklı olduğu ve Akdeniz iklim kuşağındaki yangın ekolojisine milyonlarca yıllık evrimle uyum sağladığı ifade edildi.
Yangına dirençli fidanlar dikiliyor
Yangın sonrası kozalaklarından dökülen tohumların toprağa düşerek kendini yenileyebilme özelliğine dikkat çekildi. Zeytin, badem ve ceviz gibi türlerin ise tarım bitkisi olduğu, düzenli sulama ve gübreleme gerektirdiği, sık dikilemediği için erozyonla mücadelede ve oksijen üretiminde orman ağaçlarının yerini tutamayacağı kaydedildi.
Orman Genel Müdürlüğü, “Yangına Dirençli Ormanlar Projesi” kapsamında farklı türlerde fidan dikiminin de sürdürüldüğünü, orman köylerini desteklemek amacıyla zeytin, badem ve ceviz gibi gelir getirici türlerin özel projelerle teşvik edildiğini açıkladı.
Yetkililer, “Mesele sadece fidan dikmek değil; doğanın kendi dengesine, iklimine ve bilimin sesine kulak vermektir” ifadelerini kullandı.





