Türk mizah basınının 102 yıllık serüveni 860 sayfalık bir kitapta buluştu. Engin Kamarot’un yıllar süren çalışmasının ürünü olan “Türkiye’nin Mizah Dergi ve Gazeteleri 1923-2025”, Zerre Kitap etiketiyle okurla buluştu. Kitap, 1923'ten 2025'e kadar Türkiye’de yayımlanan mizah dergi ve gazetelerini ilk kez tek bir kaynakta bir araya getirdi.
1102 yayın tek tek kayıt altına alındı
Kitapta Türkiye’de yayımlanmış 1102 mizah dergisi ve gazetesi yer aldı. Çalışma; arşiv araştırmaları, açık kaynak taramaları ve erişimi güç özel koleksiyonların incelenmesiyle hazırlandı. Böylece bugüne kadar dağınık, eksik ya da tamamen unutulmuş pek çok yayın ilk kez sistematik biçimde derlenerek ölümsüzleşti.
Akademisyenler, araştırmacılar, basın tarihi meraklıları ve karikatür severler için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan kitap, 1000 adet basıldı.
Ortaokul yıllarında başlayan tutku
Ortaokul yıllarından bu yana mizah dergisi okuduğunu ve biriktirdiğini ifade eden Engin Kamarot, “Genç yaşta tanıştığım karikatür sanatı ve mizah dergiciliği, yıllar yılı hayatımın bir parçası olarak hep devam etti. Genç bir ergen olarak okumaya başladığım mizah dergilerinin büyülü dünyası beni çok etkilemişti. Dergilerin hazırlanış ve yayınlanma süreçlerini büyük bir empati ile yakından takip ettiğimden dolayı, bir mizah dergisinin ne kadar zor şartlarda ortaya çıktığını erken yaşlarda öğrenmiş oldum.” dedi.

“Yüzlerce dergi okuyucu ile buluşamadan yok oldu”
Kamarot, koleksiyonuna baktığında gördüğü tablonun kendisini bu kitaba yönelttiğini söyleyerek, “Yıllar yılı topladığım mizah dergi ve gazeteleri koleksiyonuma baktığımda, ülkemizde, bilinenin aksine, yüksek tirajlı büyük dergilerin aslında sayıca az olduğu, yüzlerce derginin okuyucu ile buluşamadan yok olup gittiğini görmek, beni ‘bu dergiler için ne yapabilirim?’ noktasına getirdi. Bu kitabın hazırlanma motivasyonu tam olarak budur: Bin bir zorlukla yayınlanmış mizah dergilerinin toplum tarafından bilinir hale gelmesi, tarihteki yerini alması ve mizah yayıncılığımızın aslında ne kadar büyük, güçlü ve çeşitli olduğunun vurgulanması…” açıklamasında bulundu.
“Mizah konusunda karanlık bir dönemden geçiyoruz”
Türkiye’de mizahın geldiği noktayı da değerlendiren Kamarot, “Son yıllarda ülkemizde maalesef neşemiz biraz kaçmış durumda. Mizah konusunda oldukça karanlık bir dönemden geçiyoruz. Bunu kalite anlamında söylemiyorum. Özellikle 2015 yılından sonraki dönemde toplumsal dinamiklerde meydana gelen değişiklikler sonucunda mizaha olan ilginin azaldığını söyleyebiliriz. 2015'ten günümüze bakacak olursak, büyük mizah dergilerinin hepsinin kapanmış olduğunu, linç kültürünün mizah ve karikatürü hedefe koyduğunu, yaşayan efsane olarak adlandırabileceğimiz yazar ve çizerlerin inzivaya çekildiğini görebiliriz.” dedi.
“Neşemizi çaldırmazsak mizah gelir, bizi bulur zaten…”
Kamarot, bu tabloya rağmen umudunu koruduğunu da dile getirdi. 90'lar ekolünden bazı yazar ve çizerlerin çıkardığı dergilerin ve genç sanatçıların fanzinlerinin, bugün de kaliteli mizah yapılabileceğini gösterdiğini söyleyen yazar, “Her fırsatta dile getirdiğim gibi; Türk mizahı ve karikatürü geçirdiği her dönemde mutlaka kendisine bir yol çizmiş, dönemin şartlarına adapte olmuş ve toplum ile buluşmuştur. Günümüzde, basılı mizah yayıncılığı çok fazla görünür olmasa da internet ve sosyal medya mizahı, okuyucusu ve izleyicisi ile buluşturuyor. Burada kritik konu ülkemizde mizahtan ve gülmekten keyif alan insanların sayısıdır. Geçim derdine düşmüş, gelecek kaygısı ile mustarip, bağnaz ve baskıcı çevrede nefes almaya çalışan insanımız gülmeyi unutuyor maalesef. Neşemizi çaldırmazsak mizah gelir, bizi bulur zaten…” açıklamasını yaptı.





