Yaşam

Acılı baba adalet istiyor: “Garibanın hiç mi değeri yok?”

Aksaray OSB’de sızdırmazlık testi sırasında meydana gelen patlamada hayatını kaybeden Yakup Gül’ün ailesi, aradan geçen sürede yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini istiyor. Oğlunu kaybeden baba Ekrem Ali Gül, “Bir insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Garibanın hiç mi değeri yok?” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

Aksaray Organize Sanayi Bölgesi’nde bir su depolama tankı fabrikasında sızdırmazlık testi sırasında meydana gelen patlamada 40 yaşındaki Yakup Gül hayatını kaybetmiş, 3 işçi de yaralanmıştı. Aradan geçen sürede kamu davasında karar çıkarken, Gül ailesi verilen cezayı yeterli bulmayarak dosyayı istinafa taşıdı.

Ailenin avukatı Talip Bülbül, kamu davasında kusuru bulunan kişiler hakkında 19 ve 20 aylık hapis cezaları verildiğini belirterek, bu cezaları az bulduklarını, karara itiraz ettiklerini ve dosyayı istinaf mahkemesine gönderdiklerini söyledi.

“Asgari ücretle çalışan bir işçiydi, bir evleri yok”

Oğlunun ölüm haberini aldığı günü anlatan baba Ekrem Ali Gül, “Olay günü sabah beni aradılar, oğlumun kaza geçirdiğini söyleyip hastaneye çağırdılar. Ben gittiğimde oğlumun çoktan hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendim. Geçen bir buçuk yıllık süreç içerisinde sadece bir başsağlığı dilediler. Hukuki süreç başladı ve kamu davası olarak açıldı. Oğlumun 19 ve 20 yaşında iki çocuğu var. Asgari ücretle organize sanayide çalışan bir işçiydi, bir evleri yok. Biz de gariban bir aileyiz, mağduruz.” dedi.

“Bir insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı”

“Bir insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı” diyen baba Ekrem Ali Gül, “Kamu davası sonucunda olayda ihmali bulunan iki kişi hakkında 19 ve 20 ay hapis cezası verildi. Sanırım onun da yatarı yok. Garibanın hiç mi değeri yok? Oğlum arkasında bir dul ve iki yetim bıraktı. Bizim de durumumuz ortada. Aralık ayı sonuna doğru bir mahkeme daha var ama bir umudum yok. Neticede bu fabrikada bir iş güvenliği sorunu var ve fabrika kusurlu. Bunu hepimiz biliyoruz. Oğlum ağır sanayi içinde çalışıyordu. Bu sızdırmazlık testinin normalde suyla yapılması gerekirken yüksek maliyetten dolayı farklı bir yöntemle yaptılar. Daha önce de bu fabrikada buna benzer bir olay olmuştu. Yetkililerden bu durumun üstüne gidilmesini ve bize yardım edilmesini istiyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Avukat Talip Bülbül ise kazanın yalnızca olay günü yaşananlarla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Bülbül, iş yerinin fiziki yapısı ve çalışma koşullarıyla ilgili ciddi sorunlar bulunduğunu ileri sürerek, buranın “derme çatma bir iş yeri” niteliğinde olduğunu ifade etti.

İş sağlığı ve güvenliği başta olmak üzere ağır iş yapılan işletmelerde denetimlerin büyük önem taşıdığını belirten Bülbül, kamu kurumlarının bu tür işletmelere yönelik denetimlerinin yetersiz kaldığını ve bunun da benzer facialara zemin hazırlayabildiğini savundu.

Tazminat davası da sürüyor

Yakup Gül’ün ailesinin adalet arayışı yalnızca ceza davasıyla sınırlı değil. Ailenin açtığı tazminat davası da devam ediyor. Kamu davasında verilen karara itiraz eden aile, istinaf sürecinin sonucunu beklerken, tazminat davasındaki hukuki süreci de sürdürüyor.

Aile ve avukatları, iş yerindeki çalışma koşullarının, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının ve denetim süreçlerinin tüm yönleriyle incelenmesini talep ediyor.