Günlük ortalama 2 ila 4 saatimizi başımız öne eğik şekilde telefona bakarak geçiriyoruz; bu durum boyun omurlarımıza yılda yüzlerce saatlik fazladan baskı yüklüyor. Gençlerde ise bu süre çok daha tehlikeli boyutlara ulaşıyor.

Açı Büyüdükçe Yük 22 Kiloya Kadar Çıkıyor

Başımızı dik tuttuğumuzda boynumuz yaklaşık 5 kiloluk bir ağırlık taşırken, baş öne doğru eğildikçe binen yük katlanarak artıyor. Yapılan araştırmalara göre; baş 15 derece öne eğildiğinde boyna binen yük 12 kiloya, 30 derecede 18 kiloya, 45 derecelik açıda ise tam 22 kiloya kadar ulaşıyor. Sürekli tekrarlayan bu baskı zamanla boyun düzleşmesine, kıkırdak aşınmasına, sinir sıkışmalarına ve ağrılı boyun fıtıklarına yol açıyor.

Duruş Bozukluğu Ruh Halini de Bozuyor

Öte yandan yürürken telefon kullanmak dikkat dağınıklığı nedeniyle düşme ve yaralanma riskini artırırken, bozuk duruş ruh halini de doğrudan etkiliyor. Dik duruş vücutta mutluluk hormonu olan serotonini olumlu yönde desteklerken, sürekli öne eğik ve kambur durmak hem bedeni hem de psikolojiyi yoruyor.

Telefonu Başınıza Değil, Gözünüze Yaklaştırın

Omurga sağlığını korumak için gün içindeki telefon kullanım alışkanlıklarını baştan düzenlemek gerekiyor. Bu noktada ilk adım, başı öne eğmek yerine telefonu yukarı kaldırarak ekranı çene hizasına getirmekten geçiyor. Ekranı göğüs hizasında veya kucakta tutmaktan kaçınmak, cihazı boynu sağa sola döndürmeyecek şekilde doğrudan karşıya konumlandırmak omurgadaki yükü önemli ölçüde hafifletiyor. Ayrıca boyun düzleşmesi ve omuzlarda içe dönüklüğün önüne geçmek için sürekli aşağı bakmaktan kaçınarak dik duruşu korumak gerekiyor.

Yazarken Parmakları ve Bilekleri Dinlendirin

Telefonla yazı yazarken de vücudu gereksiz yere yormamak büyük önem taşıyor. Mesajlaşırken yalnızca başparmağa yüklenmeyip diğer parmaklardan da destek almak, telefonu tek elle tutmak yerine düz bir zemine koymak ya da diğer elle desteklemek eklemleri koruyor. Tuşlara basarken başparmağı aşırı bükmeyip parmak ayasını kullanmak ve bilekleri kasmadan düz tutmak sinir sıkışması riskini azaltıyor. Dokunmatik ekranlarda telefonu dikey tutmak parmakların hareket alanını kısaltarak yorgunluğu önlerken, uzun metinlerde ses tanıma özelliklerini tercih etmek tuş vuruşu stresini ortadan kaldırıyor.

Her 15 Dakikada Bir Kısa Mola Verin

Son olarak, saatler süren uzun işleri küçük ekranlı mobil cihazlar yerine bilgisayarda yapmak ve kesintisiz yazma süresini 10-15 dakikayla sınırlamak gerekiyor. Her 15 dakikada bir en az 2-3 dakikalık esneme molaları vermek ve bu sırada telefonu sessize alarak kasların rahatlamasına izin vermek omurga sağlığı için kritik rol oynuyor.

Muhabir: Aslıhan Yıldız, Harun Atalay