Aksaray’ın tarihi hafızasını canlandıracak II. Kılıçaslan Hanı Projesi’nin temel atma töreninde AK Parti Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu, şehirleşme ve mimari açıdan dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. 1950’lerden bu yana Türkiye genelinde ve Aksaray’da uygulanan imar anlayışını eleştiren Aydoğdu, kadim şehirlerin kimliğini kaybettiğini belirterek radikal kentsel dönüşüm mesajı verdi.
“Bu ucube MEDAŞ binası kondu buraya nasılsa”
Proje alanının Aksaray için tarihi bir hafıza merkezi olduğunu ancak geçmişte bölgedeki tarihi bedestenin yıkıldığını hatırlatan Milletvekili Aydoğdu, “Daha sonra bu ucube MEDAŞ binası kondu buraya nasılsa. Şehirlerin planlaması ile ilgili fikir 19. yüzyılda falan doğdu. Türkiye için henüz o noktaya gelmedik, şehir planlaması şu anda bizim gündemimize Cumhuriyet'le beraber girdi. Ama doğrusu Anadolu'nun bütün kadim şehirlerinde şehir planlaması fikrinin hayata geçtiğini söyleyemeyiz.” dedi.
“Gözünüzü tırmalamayan hiçbir bina göremezsiniz, hepsinin yıkılması lazım”
Betonun dünyanın en fazla emre amade ürünü olduğunu ancak doğru şekilde kullanılmasının şart olduğunu belirten Aydoğdu, “Bakın çevrenize gözünüzü tırmalamayan hiçbir bina göremezsiniz. Hepsinin yıkılması lazım hepsinin! Bu son 60-70 yılın eseri. 1950'den sonrasının eseri bu gördüğümüz çirkinlikler. Çünkü şehrin nasıl yapılması gerektiğini düşünemedik. ‘Betonlaştık’ filan deniyor. Beton dünyanın en fazla emre amade malzemesidir. Betonu kim döküyorsa onun istediği şekle girer. Mesele betonlaşma değil mesele zihinlerde. Zihnimiz karmakarışıksa böyle şehirler yapıyoruz, zihnimiz berraksa duruysa o zaman daha iyisini.” açıklamasını yaptı.
“İnanın şehirlerimizi yıkarak güzelleştireceğiz”
Milletvekili Aydoğdu, bir inşaat yaparken maddi boyutunun yanı sıra göze hitap edip etmeyeceğinin de sorulması gerektiğini söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:
“Yaptığımız şeyi yaparken bir soru soracağız, o soruyu sorduk mu düzeliyor. ‘Nasıl çok para kazanırım, nasıl daha fazla dükkân, daire üretirim, buradan nasıl daha fazla rant üretirim’ sorusunu elbette soracaksınız, insanoğlu ticaretten kar etmek ister, herkes rızkın peşinde. Ama daha fazla kazancın yanında ‘Nasıl daha güzel olur?’ sorusunu da sorduk mu meseleyi hallediyoruz. Ecdadımız o ‘Nasıl güzel olur?’un peşindeydi. Tarihi yapıların hepsinde bir incelik, bir zarafet görüyorsunuz. O güzellik dikkati var, bu çok önemli. Ülkenin her yerinde görev yaptım, inanın şehirlerimizi yıkarak güzelleştireceğiz. Başka türlü mümkün değil. Öyle binalar yapmışız ki can havliyle sanki telaşla, rahmetli mimar Turgut Cansever Türkiye'nin bilge mimarıydı. Diyor ki: ‘Maymunları getirsek bizim bu apartmanlarda yaşamaz kaçar gider.’ İnanın gayri insani şartlar bunların hepsi ama bir şekilde sadece barınmak için filan düşünülmüş.”





