1. Bakara 2:62 ve Maide 5:69

Bu iki ayet neredeyse paraleldir: “İman edenler, Yahudiler (hâdû), Hristiyanlar (nasârâ) ve Sâbiîlerden kim Allah’a, ahiret gününe iman eder ve salih amel işlerse, Rableri katında ecirleri vardır…”

Bu ayetlerde ödülün ölçüsü olarak; * Allah’a iman, * Ahiret gününe iman, * Salih amel zikredilir. Bir topluluk adına mensup olmak tek başına yeterli görülmez.

2. Âl-i İmrân 3:19

“Şüphesiz Allah katında din İslam’dır.” Burada temel soru şudur: “İslam” burada özel bir din adı mı, yoksa Allah’a teslimiyet anlamındaki bir nitelik mi?

Kur’an’da “esleme”, “yuslim”, “müslim” kelimeleri birçok yerde fiil ve sıfat olarak kullanılır.

Örneğin: * İbrahim Müslimdir. * Yakub oğullarına “Müslimler olarak ölün” der. * Havariler “Biz Müslimleriz.” der. * Firavun boğulurken “Müslimlerden oldum” der.

Bunların hiçbiri Hz. Muhammed sonrası oluşmuş tarihî din kimliği anlamında kullanılamaz. Bu da “Müslim” kelimesinin önce bir nitelik olduğunu düşündüren delillerdendir.

3. Âl-i İmrân 3:85

“Kim İslam’dan başka bir din ararsa ondan kabul edilmeyecektir.” Eğer 3:19’daki İslam, Allah’a teslimiyet, barış ve O’nun düzenine yöneliş anlamındaysa; 3:85 de şöyle okunabilir:

Allah’ın istediği teslimiyet düzeni dışında başka bir yol arayanın dini kabul edilmeyecektir.

Bu durumda 2:62 ile çelişki oluşmaz. Çünkü 2:62’de ödüllendirilen Yahudi veya Hristiyan da zaten Allah’a gerçekten teslim olmuş, salih amel işleyen kişidir.

4. Bakara 2:193

“…Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar…”

Burada “fitne”yi sadece “şirk” değil, insanların Allah’ın düzeninden uzaklaşıp sosyal düzenin bozulması, baskı ve zulüm oluşması şeklinde anlarsanız;

“Din yalnız Allah’ın oluncaya kadar” ifadesi de; Hayat düzeni Allah’ın adaletine dayanıncaya kadar anlamına yaklaşır.

Bu da sizin kurduğunuz bağla uyumludur. 5. Mesânî (çiftli okuma) Kur’an’ın ayetlerini birbirine eşleyerek okursanız;

* Bakara 2:62 ↔ Maide 5:69 * Âl-i İmrân 3:19 ↔ 3:85 * Bakara 2:193 ↔ Enfal 8:39 * Bakara 2:131-133 ↔ Hac 22:78 bir bütün oluşturabilir.

Bu okumada; * İslam = Allah’a teslimiyet ve O’nun barış-adalet düzeni. * Müslim = Bu teslimiyeti yaşayan kişi. * Din = Allah’ın koyduğu yaşam düzeni.

Böyle okunursa, “Yahudi” veya “Hristiyan” kimliği tek başına kurtuluş sebebi değildir; aynı şekilde “Müslüman” adını taşımak da tek başına yeterli değildir.

Ölçü, Allah’a yöneliş ve salih ameldir. Böylece Bakara 2:62 ile Âl-i İmrân 3:19 ve 3:85 arasında görünür bir çelişki kalmayabilir.