Motorun, halk arasında “motosiklet”in ülkemize girişi ta 1929’lara kadar dayanıyor.

Pratik, ekonomik ve kolay ulaşım için bulunmaz bir taşıma aracı motorlar.

Pandemiyle hayatımıza iyice giren motorlu kuryelik, üniversite bitiren diplomalı işsizlerin geçim kapısı oldu.

Diğer taraftan, parası bol, biraz macera seven, ülkesinin tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetmeyi düşünen 40’lı, 50’li yaşlarda entelektüel takılmayı sevenlerin de yeni gözdesi.

Hızlı gençlerin tek teker üstünde 250 km hızla Azrail’e kafa tuttuğu motorlar, ülkemizde maalesef son yıllarda çok can yakıyor.

Canlar, her alanda olduğu gibi bu motor sevdalılarının hayatında da bizi cahillik öldürüyor.

Ülkemizde arabasının sinyal kolunun yerini bilmeyen, eli sopalı cahil sürücüler hâlâ trafik canavarlığı yaparken,

Motosiklet sürücülerinin her alanda kendilerini çok dikkatli şekilde eğitmeye ve donatmaya ihtiyacı var.

Rakamlar korkunç:

Ülkemizde son yıllarda meydana gelen trafik kazalarında motosiklet sürücülerinin karıştığı kaza oranı %70’lere kadar çıkmış.

Allah’tan son yıllarda trafik cezaları hatırı sayılır oranda artınca, “fakiri korkutma, gömleğini yırtar” sözü trafikte bayağı etkili oluyor ama yetmiyor.

Canlar, üzülerek söylemek isterim ki her alanda olduğu gibi trafikte de bizim algoritmalarımız tersine çalışıyor.

Her yer kamera, her yol asfalt olsa, envai çeşit trafik kuralımız, her adımda bir trafik polisi olsa bile kafalardaki cahilliği, bencilliği silmediğimiz sürece acı haberlerle sıkça karşılaşıyoruz.

Babalar evlatlarını yaşatmak derdinde.

Bizim yaşımızdakiler bilir, büyüklerimizin sıkça söylediği o güzel söz:

“Baba-ana olunca anlarsınız bizleri.”

Günün gençleri, her şeyin en iyisini biliyor.

Öz güvenleri, hazır cevap oluşlarına sözümüz yok lakin baba-anne tecrübe demektir.

Aradaki 25-30 yıllık yaş farkı, gençler inanın küçümsenemeyecek bir zaman dilimidir.

Her ne kadar bilgiye çabuk erişilen bir dünyanın içine doğmuş olsanız da “saha tecrübesi” denilen bir kavram vardır.

Anneniz, babanız asla sizin rakibiniz ya da muhalifiniz değildir.

Onların söylediği her altın söz, sizlerin hayatını daha güvenli ve güzel hale getirmek içindir.

“Senin dönemin seni bağlar” düşüncesi öyle sığ, öyle yanlış bir düşüncedir ki…

Dünya bir döngü içindedir.

“Senin zamanında şartlar böyleymiş” ile “şimdiki zaman” arasındaki fark sadece mühendislik ve teknolojik gelişmelerden ibarettir.

Şartlar genelde aynıdır.

Değişimin içinde yaşadığımız döngüde önceki dönemin zorlukları, şimdilerde pratik çözümlere dönüşmüştür.

“Tarih tekerrürden ibarettir” sözü hâlâ değişmedi, değişmez de.

Hatalar aynıdır.

1968 yılında aşırı süratle kaza yaparak ölen gencin acı dersi, 2026 yılında haberlere konu oluyorsa, “bizim zamanımızla sizin zamanınız aynıdır”ın küçük bir örneğidir.

Velhasıl kelam: “Deprem öldürmez, ihmal öldürür” sözü ne kadar doğruysa, hayatın içindeki tüm doğrular da tektir.

Yanlış olan ise, “Oğlum, kızım bak şöyle olursa böyle iyi olur ya da bu hatalarına devam edersen kötü olur” sözlerine “Hadi oradan moruk, geçti sizin devriniz” düşüncesidir.

Maalesef bu düşünce sizleri hayatın acı gerçekleriyle yüzleştirir.

Hayat bir defalıktır ve hayatın her adımı bir hayatta kalma ama hayatı iyi yaşama yarışıdır.

Yarışın kuralları belli, kuralların dışına çıkan oyun dışı kalıyor.

Kalın sağlıcakla.

Hepinizin kirpiklerinden öperim.