Şimdi ülkemizde 18 yaşını geçmiş her yurttaşımızın seçme ve seçilme hakkı var mıdır?
Vardır.
Her Türk vatandaşı, konuma göre bağlı olduğu dernek, oda, STK'larda seçilme ve seçme anayasal hakkını kullanır mı?
Evet.
Demokrasi dediğimiz bu durumda, ülkemizde yaşayan, Türk vatandaşı olan her birey anasının ak sütü gibi seçme ve seçilme hakkını kullanır.
Sanırım bu duruma kimsenin itirazı yok, olmamalıdır da.
Canlar,
Milletvekilliği, belediye başkanlığı, STK başkanlığı, hatta apartman, site yöneticiliğine, muhtarlığa vs. seçme ve seçilme hakkı olan her yere birden fazla aday çıkması kadar güzel ne olabilir?
Herhangi bir seçime birden fazla aday olması, “Ben bu işi mevcuttan daha iyi yapabilirim.” demektir.
Lafı uzatmadan, önceki dönem Aksaray Ticaret Odası seçimlerinde rahmetli Fatih Batı ve Ahmet Koçaş'ın listeleri yarışmış,
Seçimlerin ardından Ahmet Koçaş ATSO Başkanı olmuş, aradan bir hafta sonra rahmetli Fatih Batı ile Ahmet Koçaş dost meclisinde aynı karede buluşmuşlardı.
Bilenler bilir, bilmeyenler için ufak bir hatırlatma yapmak isterim.
Rahmetli Fatih Batı, mekânı cennet olsun, ben, meslektaşlarım Nazmi Çalışkan, Recep Turan sıklıkla bir araya gelir, birçok konu üzerinde istişare yapardık.
Rahmetlinin yakın mesai arkadaşları bu duruma şahittir.
Yaklaşan ATSO seçimlerinde aday olmayacağını defalarca sadece bize değil, birçok dostuna söylemiştir.
Hatta bir konuşmamızda, “Ne gerek var bu kadar strese? ATSO'da görev almak isteyenlerle güzel bir karma liste yapılır. Aksaray'ın ticaretine, gelişmesine katkı sunacak isimlerden güzel bir yönetim ve meclis oluşturulabilir.” derdi.
Geçtiğimiz ATSO seçimleri üzerinden konuşanlara, önce bir önceki seçimdeki listeler ile şimdiki isimlere bakmalarını tavsiye ederim.
Geçtiğimiz seçimlerde mavi ve kırmızı listede yarışan isimler tek bir listede birleşmişler.
Ayrıca yılın 365 gününde ne olduğunu bileceksin, ATSO üyesi olacaksın,
“Seçimlerin ne zaman yapılacağını bilmiyorduk” diye ortada gezeceksin.
Kusura bakma da, “Bu da senin ihmalin.” demezler mi?
Canlar,
STK yönetimleri öyle “Emekli oldum, boş vaktimi oralarda değerlendireyim, nerede yurt içi dışı gezileri beleş katılayım, biraz da buradaki sıfatımla hava atayım.” koltukları değildir.
Bir bardak suda kıyameti kopartanlara bakıyorum:
Birkaç kez ATSO yönetimi meclisinde görev yapmış da ne yapmış?
Rutin toplantılara katılmak dışında ilin ticaretini, sanayisini ya da bölgesinin kalkınması için nasıl bir proje sunmuş, parlak önerileri ne olmuş?
Yok.
Eee, şimdi ‘ben yokum, beni çizdiler’ falan filan.
Tüh!
ATSO gezilerinde selfie çekemeyeceksin, boy boy tarihî ve kültürel paylaşımlar yapamayacaksın artık.
STK'ların yönetiminden meslek komitelerine kadar her koltuğu çok kıymetli canlar.
Öyle ismimin önünde title olsun diye, emekli oldum, gezilere beleşten giderim diye doldurulacak koltuklar değildir.
Ayrıca ATSO'nun son seçiminde deneyimli ATSO üyeleri gerekeni kendileri yapmış.
Kusura bakma da sen orada kırışık gezeceğine önlemini alacaktın.
Mavi ve kırmızı liste bir olmuş, birlik ve beraberlikle seçime gitmişler.
Şimdi vah tüh diye fitne çıkartanlar, siz hangi odanın üyesisiniz de seçim tarihinden haberiniz olmadı?
Odalara kayıtlı her üye kendi odasının seçiminin ne zaman yapılacağını bilmek zorundadır.
Ayrıca seçim duyuruları resmi ilan alan gazetelerde yayınlanır.
Arada bir gazete okuyun.
Buradan çıkarılacak ders, sosyal medyada boş boş gezineceğinize arada bir haber siteleri ve gazete okumanın ne kadar önemli olduğudur.
Kalın sağlıcakla.
Hepinizin kirpiklerinden öperim.