“Rabbinizden size indirilene uyun…” — Araf 3 İnsan tarih boyunca hep bir rehber aradı.
Kimi zaman kralları, kimi zaman din adamlarını, kimi zaman gelenekleri, kimi zaman da atalarının yorumlarını ölçü edindi. Fakat Qur’an insanı tekrar tekrar tek bir merkeze çağırır:
“Rabbinizden size indirilene uyun…” (Araf 3) Kur’an’ın ortaya koyduğu temel yapı şudur:
* Hükmün sahibi Allah’tır. * Vahyin sahibi Allah’tır. * Dinin kaynağı Allah’tır. * Resuller ise vahyi tebliğ eden elçilerdir. Bu nedenle Kur’an’da asıl vurgu sürekli “ayetler”, “indirilen kitap”, “vahiy” ve “hak” üzerinedir.
KİTABIN AÇIKLAYICISI KİMDİR?
Hud 1-3’ün Büyük Mesajı Hud suresinin girişinde kitap için şöyle denir: “Bu, ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra hüküm ve hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan tarafından açıklanmış bir kitaptır.” (Hud 1) Burada çok önemli bir nokta vardır: Kur’an kendisini “açıklanmış kitap” olarak tanımlar.
Yani: * hakikatin kaynağı Allah, * açıklamanın sahibi Allah, * vahyin koruyucusu Allah’tır. Devamında gelen çağrı ise nettir: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin…” (Hud 2)
Demek ki mesele yalnızca putlara tapmak değildir. İnsanın: * hükümde, * dinde, * helal-haramda,
* kurtuluş anlayışında Allah dışında otoriteler üretmesi de Kur’an’ın sürekli uyardığı bir konudur.
RESULÜN GÖREVİ NEDİR?
Kur’an’da resuller sürekli şu görevlerle anlatılır: * Tebliğ etmek * Uyarmak * Müjdelemek * Ayetleri okumak * Hakka çağırmak Fakat hiçbir yerde resulün: “Allah’ın dışında bağımsız din kaynağı” olduğu söylenmez. Tam tersine Qur’an resulün sınırını da çizer. Hakka 44-47
“Eğer bize bazı sözler isnat etseydi, onu kuvvetle yakalardık…” Bu ayetler çok sarsıcıdır. Çünkü burada resule bile: vahyin dışına söz ekleme yetkisi verilmediği açıkça görülür.
Bu durumda: dinin sahibi resul değil, Allah’tır. Resul ise: hakikati taşıyan elçidir.
“EN GÜZEL AÇIKLAMA” KİME AİTTİR?
Furkan 33: “Biz sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz.” Burada geçen: “ahsene tefsîra” ifadesi çok dikkat çekicidir. Kur’an kendi açıklamasının kaynağını yine Allah’a bağlar. Bu yüzden Kur’an:
*ayetleriyle birbirini açıklayan, *kendi içinde bütünlük taşıyan, *düşünmeye çağıran bir kitap olarak konuşur.
KUR’AN İNSANI NEREYE ÇAĞIRIR?
Kur’an kör teslimiyete değil: * akletmeye,* düşünmeye,* sorgulamaya, * delil istemeye çağırır.
Defalarca: “Düşünmez misiniz?” “Akletmez misiniz?” “Hiç ibret almaz mısınız?” soruları sorulur.
Çünkü Allah insanı edilgen bir varlık değil, hakikati araştıran bilinçli bir kul olarak görmek ister.
CASİYE 6’NIN ÇARPICI UYARISI
Casiye 6: “Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi hadise inanacaklar?” Burada geçen “hadis” kelimesi: söz, anlatı, haber anlamına gelir. Ayetin merkezindeki mesaj şudur: İman ve din konusunda temel ölçü Allah’ın ayetleridir. Bu ayet: insan sözünü tamamen yok saymak için değil, Allah’ın sözünün üstüne çıkarılmaması için büyük bir uyarıdır. Çünkü tarih boyunca sorun, insan bilgisinin varlığı değil, onun vahiy seviyesine çıkarılması olmuştur.
ARAF 2-3: KUR’AN’IN TEMEL ÇAĞRISI
Araf 2-3 “Bu, kendisiyle uyarasın diye sana indirilen bir kitaptır…” “Rabbinizden size indirilene uyun.” “O’nun dışında velilere uymayın.” Burada üç temel nokta birleşiyor:
1. Kitap indirildi 2. Resul bununla uyarıyor 3. İnsanlar indirilen vahye uymalı
Yani odak: kişiler değil, vahiydir.
MUHAMMED 2: HAKİKAT “İNDİRİLEN”DİR
Muhammed 2: “Muhammed’e Rabbinden indirilen gerçeğe iman edenler…” Burada dikkat çekici ifade: “indirilen gerçek” olmasıdır. Yani kurtuluşun merkezi: kişiselleştirilmiş din değil, vahiydir.
SEBE 38: AYETLERLE MÜCADELE
Kur’an’da hak-batıl mücadelesi çoğu zaman “ayetler” üzerinden anlatılır. Sebe 38: “Ayetlerimizi etkisiz bırakmaya çalışanlar…” Demek ki: hakikatin merkezi ayetlerdir. Bu yüzden Kur’an sürekli insanı: * ayetlere dönmeye, * onları düşünmeye, * onların rehberliğinde yaşamaya çağırır.
KUR’AN’IN KURDUĞU DENGE
Kur’an dışındaki bütün bilgiler değersiz değildir. Tarih bilgisi, dil bilgisi, insan tecrübesi, kültürel birikim elbette olabilir. Fakat Kur’an’ın karşı çıktığı şey şudur: İnsan yorumlarının, Allah’ın ayetleriyle aynı seviyeye çıkarılması. Çünkü Allah: * dini tamamladığını,* ayetleri açıkladığını, * hükmün kendisine ait olduğunu bildirir.
SONUÇ
Bu ayetler birlikte okunduğunda ortaya güçlü bir tablo çıkar:
* Allah vahyi indirir. * Allah kitabı açıklar. * Resuller vahyi tebliğ eder. * İnsan ayetlerle uyarılır.
* Ölçü Allah’ın kitabıdır. Kur’an’ın çağrısı şudur: “Hakikatin merkezine Allah’ın ayetlerini koyun.”
Çünkü: insan değişir, gelenek değişir, yorum değişir, kültür değişir. Fakat Allah’ın hak sözü, insanı karanlıktan aydınlığa çağırmaya devam eder.